Friday, July 6, 2007
Trafik terörü...
Daha önce de yazdım, 2002 Nisan'ında ben kuzenimi kaybettim trafik kazasında ! Hastanede beklemek, umud etmek gibi bir lüksümüz bile olmadan melek oldu bebeğim daha 19 yaşındayken ! Hep, ben bu kadar üzgünüm ve hiç aklımdan çıkmıyor peki yengem-amcam nasıl dayanıyorlar ! Özlemek çok zor, hergün özlemek hiç gelmeyeceğini bilmek!
Neden mi yazıyorum bunları; bitmiyor kazalar !
Kuzenim ve arkadaşları gibi daha yeni alınmış mini cooper'la 19 yaşında Ece Maviş öldü ! Ne denebilir ! Babası kızını mutlu etmek için araba alıyor, bir kaza da kızını ondan alıyor !
Maviş ailesinin acısını ne dindirebilir artık !
Tüylerim diken diken oluyor trafikte mini cooper görünce ! Bu kaçıncı ölümlü mini kazası !
Almasın aileler çocuklarına bu arabayı...
Öte yandan ne cezalar yeterli ne uyarılar yeterli ülkemizde.Gün geçmiyor ki felaket haberleri okuyoruz gazetelerde; 'düğüne giden minibüs .....' , ' alkollü sürücü bir aileyi y.... ', 'mıcır dökülmüş yolda .....' , ......
Barış Akarsu'da trafik terörüne yenildi. Gencecik, başarılı, hayat dolu, pırıl pırıl bir insan...
Allah hiçbir anne-babaya evlat acısı yaşatmasın,
Kaybettiklerimiz nur içinde uyusun...
~mrl~
Monday, July 2, 2007
çiçekler böcekler la la laaa
Pazar günü Sel-Selin, ben; ne yapsak, nereye gitsek, doğada olsak, güneşte olmasak şeklinde kasarken Es'i aradım belki köydedir diye...

Köydeydi :)
Hayatımda gördüğüm ilk ve tek gerçek köy evi anneannesinin Hüseyinli Köy'ündeki evi... O kadar gerçek o kadar doğal ki herşey. Anneanneyi de Es'in annesini de çok özlemiştim. Zaten oradaki tüm ev halkı harikadır :) Bonusumuzda Zeynom ve azgın Deniz :)
Anneanneye misafirler geldi bizde sıvıştık, Es bizi dedesinin bahçelerine götürdü... Maydonoz ve nane ekilmişti, yemyeşildi. Bahçıvan bize hemencik demetler halinde hazırladı tüm yeşillerden...
O kadar hızlı ki 3 demet maydonoz hazırlaması 3 dakika sürmedi bile :)

Araba nasıl güzel koktu dönüş yolunda... :)

Sonra at çiftliğine gittik. Selin ve Zeynep ata bindiler.
Bizde komşular gibi duran atları tek tek ziyaret ettik,
sevilmekten hoşlananların yanaklarını sevdik. Sanırım ben hariç herkes onlara şeker yedirdi :)
Hatta Selin ve Zeynep o kadar rahat yaptılarki bunu bak şimdi utandım :P
Ama ben fotoğraf çekmekle uğraşıyordum :)
Selin'in oynarken yanlışlıkla Çince'ye çevirdiği fotğraf makinesinden tek kare resim bile silemeden :)
Bu duruşun bir anlamı olmalı, küstüm oynamıyorum der gibi duruyorlar zaman zaman. Üzüldüm böyle duranları görünce!
Güneşli, denizli, lolipoplu, karpuzlu-kavunlu bir hafta geçirin...
~mrl~
p.s. sonunda kaybettiğim süpürgemi buldum, korkun benden :)
Sunday, June 24, 2007
Günlükten çıkan keyifli zamanlar...
Ne harika bir gece yaşatmışlardı bize, dün izlemişim gibi hatırlıyorum her anını konserin ve buraya yazıp yıllar sonra detaylardan kayıp varmı kendimi kontrol edeceğim :)
Başucu Konserleri 2004 yazında başladı yanılmıyorsam, benim gittiğimde ilklerden biriydi. Konser başlamadan önceki detaylar önemli, kızlardan kimse bu konsere gelmek istemedi kaçıramazdım tabiiki yalnız gittim. Birazda erken gitmişim, böylesine romantik bir konseri izlemeye benim gibi yalnız ve erken gelen bayanlar Harbiye Açık Hava'da minik adacıklar gibi görünmüştü gözüme...
Işıklar söndü, sahnede kenarda Z.Olcay sesleniyor içeri :)
- Bülent, çok kalabalıklar çok korkuyorum :)
İzleyicilerin ışıklar yanıyor,
-Bülent yalnız yapamiycam, çok kalabalıklar :) diyor...
Ağır ağır biricik Ortaçgil geliyor... Sahne şenleniyor ve başlıyorlar...
Önce 'Başucu Şarkıları' albümünden başlıyorlar...
Çaresizim, Pervane, Unutulur, El Gibi, Yalnızlar Rıhtımı, Kimse Bilmez, Oyuna Devam, ...
Ortaçgil şarkılarına yeni yorum getiriyor Z.Olcay... Zaten daha önce Yüzünü Dökme Küçük Kız'ı söylemişti... O'nun için çok özelmiş, benim için de öyle...
Yüzünü dökme küçük kız,
Bırak üzülmeyi
Yalnız sen misin bir düşün unutan sevilmeyi!
Her siyahın bir beyazı
Gecelerin gündüzü de vardır
Yüzünü dökme küçük kız
Kızma onlara
Yalnız sen misin bir düşün zincir oranda buranda
Her tutsağın bir kaçışı
Uykunun uyanışıda vardır..
Yüzünü dökme küçük kız
Yaşamın anlamını bul
Sonra dinle kendini
Yolunu bil
Her siyahın bir beyazı
Gecelerin gündüzü de vardır...
B.Ortaçgil
Sonra Z.Olcay klasikleri söylendi;
Yalnızlığım, Issız Kaldım, Dünden Sonra Yarından Önce, ...
Zamanın nasıl geçtiğini farketmemiştim bile, tek tek ve birlikte harika şarkılar söylediler...
Benim favorim Güller ve Dudaklar ile bitirdiler... Radyodan ekleyemedim o yüzden yine you tube dan video ekliyorum. Zaten bu çok eski şarkının klibi de çok özel, çünkü çekimlerde şarkının tamamını Z.Olcay tersten söylüyor ! Klipte herşey geri gidiyor dolayısıyla tek alternatif şarkının sözlerinin tersten okunması imiş ve bence çok başarılı...
Bu yaz kaçırılmaması gereken konserler var, bu ikilide onlardan biri bence...
İstanbul'da biz sıcakla boğuşacağız bu hafta...
~mrl~
p.s. söylenen şarkıların tabiiki hepsini hatırlamıyorum, 3 yıl önceymiş...
p.s.s. güllerde günlükten çıktı, harika kurumuşlar :)
Tuesday, June 19, 2007
Blogta bahar-yaz Barış bir arada...
Sevgili Ous yaza uygun yeni bir arka plan hazırladı çiçek - böcek güzel oldu... Çok teşekkürler Ousçum...Aylar önce kendine blog yaptı ama hiç yazmıyor, yazsa çok eğlenicez hemde çok... Yazmaya başla artık lütfen....
Ousla kahvaltıdan dönerken Barış Manço mırıldanmaya başladık, sonra you tubedan sevdiğimiz şarkıları bulduk. Güne güzel başladık böylece, nasıl özlemişim... Çok erken kaybettik Barış Manço'yu... Çok özel biriydi, şansımızdı bence...
Benim kadar özleyenler buyrun... Bal böceği
Bir klasik, Kol Düğmeleri
Dönence
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Osman, Bir Deli Oğlan
Sakız Hanımla Mahur Bey
Unutamadım (konser kaydı)
ve tabiiki GÜLPEMBE
Daha eklemeye devam edersem you tube'u taşımış olucam...
Barış Manço'nun cenazesine gidebilen oldumu bilmiyorum ama benim gördüğüm en özel törendi. Binlerce insan sadece onunla vedalaşmak için gelmişti... AKM' de olmuştu tören, girebilenlerle hınca hınç doluydu salon, giremeyen binlerce insan Taksim meydanında bekleyişteydi...
AKM' de Barış Manço son kez sahnedeydi, O'nu asla bu kadar erken bayrağa sarılı görmek istemezdik sahnede !
Salonda ise sadece hıçkırıklar duyuluyordu !
Onca insan hiç ses çıkmadı, tören başlamadan önce, tören sırasında, sonrasında ve saygı duruşunun sonunda sessizliğin içinde duyulan sadece hıçkırıklardı !
7'den 77'ye gönüllerde taht kuran bu özel insanı ben çok özlüyorum...
Çevremdeki çocuklara Barış Manço dinletiyorum... Onlara uygun ne çok şarkısı var...
MFÖ konserinde Mazhar'da çocuklara ''bizi dinletin'' dedi...
Üzmemişimdir kimseyi umarım...
~mrl~
Sunday, June 17, 2007
sürpriz ~ panik ~ temizlik ~ mutluluk
Annemin sürpriz haberiyle önce çok mutlu olup, ardından evin halini düşünüp paniğe kapılıp, yardımcımızın gelmeme ihtimali ile paniğim 10.000.000 ile çarpıldığındaBabalar gününü ayrı geçirmemek harikaydı, Kaptan'ın Yerine gittik. Geçen yıl da babalar gününde ordaydık. Tek fark ailenin biricik aşkı Ege'miz annesinin karnındaydı :)
Monday, June 11, 2007
bu mudur? budur ... :)
Sadece haftasonlarını yazar oldum :)Haftaiçi hem yoğun hem karmakarışık geçiyor, ama haftasonları öyle mi :D
Cumartesi günü yine Nonicimin telefonu ile başladı :) D-chic' te ondaydı ve ben kahvatının sonuna yetiştim... Sonra Sevgili Limon Ağacı ile tanıştık.... Bıcır bıcır ve çok eğlenceli bir limonumuz var artık :)

Akşamsa Nonicimle Kuruçeşme Arena'daydık.
Stomp'un gösterisi hiç beklemediğim kadar başarılıydı.
En çok varilleri ayaklarına giydikleri bu fotoğrafını bulduğum bölümü beğendim. Dev gibi görünüyorlardı :)
İçeri fotoğraf makinası alınması sözde yasaktı, birileri gayet flaşlı fotoğraflar çekiyordu...
Arasıra boğazdaki teknelerden gelen müzikler sessizlikteki ritmi bozsada Stomp'çular ritimlerinden hiçbir şey kaybetmediler. O kadar hızlıydılar ki sürekli yer değişip farklı bir nesne kullanıp tempoyu hiç düşürmediler...
Tabii boğaz harika esti, resmen donduk !
Pazar daha sürpriz oldu :)

Nonişin eski çalıştığı yerin piknik organizasyonu vardı. Piknik kısmını geçiyorum gecenin bonusu M.F.Ö !!!
Heryer çok kalabalıktı, Nonişin arabasını gelin çekin der gibi bir yere park etmiştik imkansızlıktan! Onu otoparka götürmek için çıktık ki çıkış o çıkış. Sahilde bulduk kendimizi :)
Küçük kendi halinde bir balıkçı bulup harika bir mola verdik. Dehşet bir trafiğin ardından alana geri döndüğümüzde ise Mazhar
'' Başlayalım bakalım '' dedi...
Süper süper süper...
Hiçbir şey kaçırmamıştık :)
Harikaydı performansları, Mazhar her zaman ki gibi grubun yaramaz çocuğu şeklinde sürekli muzurluklar yaptı... Hoplamalı, azmalı, coşmalı, zıplamalı, buruk olağanüstü güzel hiç ara vermeden 2 saat geçirttiler bize...
Final '' Güllerin İçinden '' Özkan'ın Bas gitarı konuşturması ile yapıldı...
Ben hayatım boyunca bıkmadan usanmadan bu harika adamları dinleyebilirim :)
Gecenin sonunda mutluluk sarhoşluğu yaşıyorduk :)
Herkese şap-şahane bir hafta diliyorum,
Canocum özellikle sana :)
~mrl~
p.s. Ne yazıkki fotoğraf makinem yanımda degildi :(
Sunday, June 3, 2007
coşmalı haftasonu...
Zaten açılışı benimle yapıp sonra herkesi havuza attılar :)
Bol güneşli şap-şahane bir hafta diliyorum herkese...