Sunday, December 31, 2006
Friday, December 29, 2006
~minik~ sarı~kalp ısıtan~
neden romantizm söz konusuysa onsuz olmaz?
yoksa bazı durumlarda mum gibi eridiğimiz, kalbimizin onun ritmine ayak uydurduğu ,bir '' füüf'' le onunla aynı kaderi paylaşacağımız için mi?
Tuesday, December 26, 2006
verdiği ve vermediği herşeye....
bugun bir huzursuz bir huzurlu salak saçma bir gundu...
aslında güzel başlamıştı, sabah odama güneş gelmişti yine.evden çıktığımda hala oradaydı sıcacık sarı...ve sarının aralarından kar atıştırıyordu.. ama ofisteki herkes ;
'' - ay bugun bitsede gitsek!! '' modundaydı; patron dahil :)
hergün olduğu gibi bugünde bitti, dışarı çıktığımdaysa ne kadar sakin ve huzurlu olduğumu farkettim.bayılıyorum bu huzurlu hissetme zamanlarına... (bazen özletiyor bu his kendini )
kar yağıyordu ,ellerimi açıp birleştirdim avucuma kar yağdı sonra onları havaya attım :)
kendi karını kendin yağdır şeklinde ben ve ben eğlendik :)
bu yalnız , sakin ve huzurlu iş çıkışı yürüyüşlerinde hani herşey düşünülürya bazen, öyle bişilere dalmış bulmuş kendimi...
verdiği ve vermediği herşeye şükrederken...!
verdiği harika aileye;
gözü tok , akıllı, elinden her iş gelen,sakin,hoş sohbet 60'ından sonra nette tavla oynayan, benim gibi bir kızı olduğu için normallerini maximum genişletmiş, adımı en güzel telafuz eden canım babam :)
asla enerjisi bitmeyen, gözümüzün içine bakan, çocukları için yapamayacağı hiç birşey olmayan, onu ne kadar çok sevdiğimi asla gösteremediğim canım annem :)
her koşul altında , her dakika aranabilen, tereddütsüz koşarak geleceklerine inanılan iki erkek kardeş :)
ve sonra bu harika çekirdek aileye verdiği sağlığa, huzura, mutluluğa, aileye katılan kardeş eşlerine, 102 gün önce gelen Ege bebeğime :) o bal böceğinin sağlıkla tombik tombik doğduğuna...
bana yıllarını vermiş ve hala veren , sadece gözlerle bile anlaşabildiğim ,yargılanmayacağını bilerek beynini kemiren herşeyi ama herşeyi anlatabildiğim harika arkadaşlarıma :)
sabah yataktan zor kalkıyor olsamda; benim yatağımın kolları var sabahları sarılıyor bırakmıyor bi türlü :) sevdiğim bir işim , eğlenceli çalışma arkadaşlarıma...
istediğim zaman paten kaymaya, yüzmeye , koşmaya gidebildiğime...
bu liste uzadı gitti...
vermediği listeyi düşündüm :)
oda sevindiriciydi...
kan aramıyorduk , aradığım günler oldu :( doktor araştırmıyorum,çok araştırdığımda oldu...
ödeyemediğimiz borçlar , yakacak sıkıntısı, ay başı geldi fatura dertleri vs. bin şükürki hiç olmadı...
aile özlemi yok... (Ege yi hergün özlüyorum o hariç)
büyük acilar yok! şok eden bir telefon! hayatı durduran bir haber!!
buda yaşandı ne yazıkki !! büyük ailemizde genç ölümü yaşadık biz!!! tarifi imkansız! kalbim sızlıyor hep onu düşündüğümde...Allah hiçbir çocuğu annesi babasından önce almasın yanına !!
başlarda çok istediğim, çok dualar ettiğim ve tüm bunlar gerçekleştikten sonra kurtulmak için çok daha fazla dualar ettiğim olaylar oldu !! sonra, hayırlısı demeyi öğrendim yaşlı insanlar gibi...birde küçükken gıcık olduğum ''kısmet'' kelimesinin anlam ve önemini öğrendim :)
bu vermediği liste öyle uzuyorki, burada yazılamayacak detaylarla dolup taşıyor...
elbette verdiği listem de çok uzun ve çok kıymetli...
işte bu yüzden ben hep verdiklerine ve vermediklerine ayrı ayrı şükrediyorum...
gönülden dilediğim herşey gerçek oldu bugüne kadar :)
ve sonra birşey daha öğrendim;
** dileklerinize dikkat edin, gerçekleşiyorlar**
~mrl~
Sunday, December 24, 2006
Saturday, December 23, 2006
malum son...
bazen ne kadar klasik davranıyoruz :)
hayatımı değiştiremiyorum o zaman tek adres var....
doğruuuu kuaföre :)))
çok heyacan, deli endişe, az hüsran, malum hayal kırıklığı
ama yinede
'' - ellerine sağlık kuaförcüm çokk şahane oldu ''
deyip bağdat caddesinde sanki bütün vitrinlerde seni ilgilendiren bişi varmış gibi bakınan bir hatun :))
ne o !! sadece saçlar gitti...
yere düşenlerin ardından hüzünle bakıldı :) ama olsundu...
çooook ta radikal bir değişiklik istiyorum ama varmı bende o yürek , görücez...
hé eğer varsa sizede göstericemmmm :)))
mrl
Monday, December 18, 2006
deniz kokusu getiriyorummm....
sığamayınca hiçbiryere, dar gelince heryer, keyif vermeyince boğaz,yetmeyince dalgalar sandalın ipini çözmek gerek...aman aa kürekleri unutmadan, uyunca arsız rüzgar dalga ikilisine çıkılmıyor işin içinden... sonra yetmiyor , olmuyor çığlıkları yükseliyor...
oysaki ne eğlencelidir o arsız ikiliye uymak :)
adidirler ama , faturayı sonradan gönderirler! öyle ağırdır ki o fatura...
gelemeyişi ağırlığından mıdır, senin posta kutuna uğramamandan mı !!çözene kadar olanlar olur zaten...
.. ama yine de deniz kokusu taşımak istiyorum ben çantamda ...

ve işte bu yüzden sanırım kısa bir süre için,
kapalıyız...
mrl
p.s. depresyon değil, kısacık bir süre sadece
p.s.s. fotoğraflar yine caddebostan...
Wednesday, December 13, 2006
yalnızlık sona erdi ...
benim tatlı hizmetçi trolüm tam 11 yıl yalnızdı...93 ' te almıştım onu.. hatırlayan vardır kesin ne kalabalık bir aileye sahipti bu minikler...bayılmıştım pembe saçlarına mavi elbisesine ve tabii hizmetçi oluşuna çok üzülmüştüm..çok uzunca bir süre çantamda benimle heryere gelmişti,sonrasında ise başucumdaki rafımda , hergun görebildiğim bir yerde durdu...
birgün çok çok özel biri bana bir paket verdi..paketi açtığımda koptum :) ne mutluluktu...
bir şovalye !!!tek ayakkabısı yok ama olsun o bir şovalye...
herkesin özlediği şovalyesine kavuşmasını diliyorum :))
mrl
p.s. fotoyu küçültmedim ,tek ayakkabı yok...isteyen görebilir..
Monday, December 11, 2006
Wednesday, December 6, 2006
ege bebeğim bal böceğimmm


Tuesday, December 5, 2006
sessizlik....
Bu uyku zamanlarında dip dalgası denizin ninnisini söyler :) Tam kıyıda küçücük görünen ve çok az duyulan, şıkırtıyı andıran dalga oluşur ve tabii mutlak sessizlikte duyulur.. Nasıl severim o sesi..Şimdi bu ses midir sessizlik midir? Yoksa sessizliğin içinde farkedilmeyi bekleyen armağanlar mıdır?
Bu sessizlikten sonra hava bir patlar Kaz Dağlarında deli bir yağmur başlar... Kıyıdan dağ görünmez olur!! Gökgürültüsünden korkmayıp biryerlere saklanmayanları bu yağmurdan sonra bir sürpriz bekler :))
Monday, December 4, 2006
magic
Asla kestiremiyorsun ikinci beşinci altıyüzüncü sekizmilyonuncu ışığın nereden pırıldayacağını ... ve çok şanslıyımki o pırıltıların arasında bir fotoğrafım var artık :)
Paltolu günlerde denizli pırıltılı bir fotoğraf ...
hep çok sevdim zaten fotoğraf çekmeyi, hiç doymadan ard arda her kareyi yakalamak ! özlem dolu vakitlerde birbir onları geri getirmeye çalışmak adınamı yoksa bu çaba... ! Olmak istediğimiz yaşa geri gitsek... ı ıh... bişeye benzemezdi...
Ama bebek fotoğrafı çekmenin keyfi bambaşka.Zamanı geri getiremesekte o şeker böceklerinin fotoğrafları gerçek bir güneş olur , herdaim kalbini ısıtır :) Benim ilk gerçek aşk böceğim galiba cücü'ydü... Sarı lüleli bambam :)
Hiç doyamam ben bebek - çocuk fotoğraflarına... Eh doğmamış bebeğine birşeyler alan biri doysa şaşardık sanırım :)))
mrl
